Modern Zaman Evliya Çelebisi veya Zamanin Köşesi

Bir gün yolda, trende, metroda, uçakta, gemide, kaldırımda, sahilde, şehirde, insanların arasında, ıssızlıkta, çöllerde ve elinin uzanabildiği tüm okyanuslarda olabilme ihtimalini seven bir blog.

Cumartesi, Ekim 31, 2009

Başlıksız bir.


Bugün burası soğuk. Biraz yağmurdan, biraz duygulardan, belki biraz da rüzgardan. Havanın erken karardığı bu sonbahar akşamüstleri, hele bir de yağmur yağıyorsa, yorgunsan, eve dönüyorsan, trafik sıkışıksa bir şarkı çalar.

En beklemediğin anda, en beklemediğin yerinden vurur seni. Oracıkta, asfaltın üstüne düşen yağmur damlalarıyla birlikte sereserpe yüzüstü düşer kalırsın. Ne yağmur, ne trafik, ne soğuk kalır orada. Bir sen, bir de o şarkı kalır. Hoparlörün bas'ı bozuk sağ tarafından derinden gelen bir şarkı.

Kaldığın yerde şarkı döner, zaman durur, gece ıpıslak kalakalır. Gidememişsindir ya şarkının adı bile sana hitaben başlıksızdır. Özlediğinin olduğu yerden çalar şarkı. Sen hala uzanıyorsundur asfaltta, ıslak ve en şaşkın halinle. Tüm suçlarından kurtulmuş yürüdüğün o gece, onu kollarında tutmanın en doğrusu olduğundan başka aklında hiçbirşeyle.

Bu sonbahar günü. Bugün. Radyoda bir şarkı çaldı. Sizin de gecenizi değiştirsin diye.

"Walked away released from all my crimes, but I could never hide what I kept inside"

Pazartesi, Ağustos 24, 2009

Burmese Women


"I asked a Burmese, why women, after centuries of following their men, now walk ahead. He said there were many unexploded land mines since the war." Robert Mueller

Cumartesi, Temmuz 25, 2009

İtirafımdır


"23 Nisan'da polis tarafından dipçikle dövülen çocuk, olayın üzerinden üç aydan fazla bir süre geçmesine rağmen konuşmakta güçlük çekiyor." haberine

"Polise askere taş atarken konuşma güçlüğü çekmiyor ama..." "1984'ten beri konuşma güçlüğü çekmiyor ama soysuzların soyu tükenmedi" diye yorum yazan insanlarla - ki ne acıdır ki bazılarının okul arkadaşlarım olduğunu gördüm - aynı ülkeyi paylaşmaktan tiksiniyorum.

Salı, Temmuz 14, 2009

Isterim ki


Ben de isterim ki bu blog'da indie rock, post-rock ve bilakis Kanada'nın Yukarıottawahisarcıklı köyünden antin kuntin ağlamaklı müzik dinleyip, flickr'da lomo fotoğraflarını fransızca üstyazıyla sunan bloglar gibi olsun. Ama şartlarımız müsait değil Anadolu çocuğuyuz.

Sacre coeur, aman da halimem pişir balıkları.

ps. Lomom yok ya ondan kıskanıyorum hep.

Pazartesi, Temmuz 06, 2009

Yalnız Bir Opera'dan

Gecenin ikisinde Sigur Ros - Untitled #1 çalarken, okunası.

"Gün gelir bir gün
Başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
O eski ağrı
Ansızın geri teper.
Dilerim geri teper.
Yoksa gerçekten bitmişsinizdir."

Murathan Mungan - Yalnız Bir Opera

Salı, Haziran 30, 2009

Yalancıktan Onur Haftası


Türkiye medyası ikiyüzlüdür, hem de fena halde. Başka yerde olduğu zaman öper başına koyar, bizde olunca sus pus kalır anaakım ahlak anlayışından, tirajlardan, başka bir yığın ıvır zıvırdan bahsederek konuyu geçiştirir. Geçtiğimiz pazar günü Dünyanın ve Avrupa'nın pek çok yerinde olduğu gibi Eşcinsel Onur Haftası, İstanbul'da da kutlandı. Toplumsal cinsiyetler arası her türlü eşitlik için, ayrımcılık, nefret cinayetleri ve cinsel yönelim nedeniyle işsiz kalma, hor görülme, aşağılanmaya karşı bundan 40 yıl önce Stonewall'da başlayan hareket, son 15 yıldır Türkiye'de de büyüyerek sesini çıkarmaya devam ediyor.

Zeki Müren'leri Bülent Ersoy'ları baştacı yapan bu millet onları kimliklerinden sıyırıp yapma kaypaklığını nasıl gösterdiyse, bugün İstanbul'da yürüyen binlerce kişi için de aynı şeyi yapıyor. Örneğin büyük bir heyecanla "Dünya'dan eşcinsel yürüyüşü etkinlikleri: Eşcinsellerin geleneksel "Gay Pride" yürüyüşü, Paris, Berlin, Bulgaristan, Norveç ve Şili’de renkli gösterilere sahne oldu" diye haber geçen ve yarı-pornografik günlük foto galerine bu ülkelerdeki onur haftası etkinliklerinden 40 fotoğraf koyan Milliyet'in İstanbul Onur Haftası'na dair haberindeki en önemli nokta Hande Yener'in etkinliğe sevgilisi Kadir Doğulu'yla gelmesi. Ne talepleri, ne sloganları ne de bu onur haftasının tarihine dair tek bir kelime yok. Hürriyet'de aynı haberi belli ki Doğan Haber Ajansından çekip, yine biraz oynayarak servise koymuş.

Sayın medya kurumları, eşcinsel onur haftası etkinlikleri sadece öpüşen lezbiyen kızlar, jartiyer giyen makyajlı erkekler fotoğraflarından ibaret değildir. Bir hak arama, ses duyurma, homofobik/transfobik cinayetleri engelleme, nefret söylemine bir son verme çağrısıdır. Eğer gerçekten günü geçiştirmek değil de gerçeği yansıtma peşindeyseniz, olayı tüm gerçekleriyle verin yahut sadece Berlin'deki, Oslo'daki, Londra'daki çılgın partilerden fotoğraflar yayınlama ikiyüzlülüğe bir son verin.

Bianet'in Istanbul Onur Haftası haberi burada.
Barcelona Onur Haftası etkinliklerinden de bir kaç fotoğraf burada.

Cumartesi, Haziran 27, 2009

Reeperbahn


Söylenti odur ki, Mick Jagger, Tom Waits için: "Boğazından çıkacak zift ile Amerika'nın tüm otoyolları asfaltlanır." demiş. Tom Waits büyük adam, geç keşfetmiş olmama yanıyorum ama geç olsun güç olmasın demişler. 2002 tarihli Alice albümünden Reeperbahn'ı Reeperbahn'a gittikten sonra dinlemem işin ayrı bir boyutu, biz ki hep geç kalanlardan olduk höşmer.

O derinden gelen sesiyle, duruşu, vuruşu ve karizmasıyla Tom Waits'i sıcaktan bunaldığınız bir yaz öğleden sonrasında, hafif rüzgar eserken bir fincan koyu kahveyle yahut limonlu buzlu çayla dinleyin. İyi gelir bünyeye.